Leyla AYYILDIZ

22/12/2006 - 38 NUMARA TENGİ ÇORAP

-Ben aşağıya iniyorum, arabayı ısıtacağım. Hadi sen de çabuk ol.

-Tamam hayatım, hazır sayılırım, hemen geliyorum.

Lacivert eteğime uymadı bu bluz, geçen yıl aldığım mavi sim işlemeli bir bluzum olacaktı benim. Nereye koydum onu? Yok bu dolapta da değil. En son ne zaman giydim, yoksa hiç giymemiş olabilir miyim? Poşetinde kaldı da, yanlışlıkla atıldı mı yoksa? Yok, yok giymiştim bir kez sanırım. Ne zaman ve nerede giymiştim? Bülent'in dolabına karışmış olmasın. Yok, işte yok. Ama çok güzel duracaktı bu eteğin üzerinde. Bul-ma-lı-yımmm...

Şu komodinlerin birinde olabilir mi? Nasıl da karışmış çekmeceler. Ahh, çorabıma takıldı çekmecenin kolu. Bir bu eksikti. 38 numara çorap, ten rengi. Tek bu vardı. Aman Allah'ım ne yapacağım ben şimdi. Diğerleri de kaçmıştı zaten. Başka bu renk çorabım yok kiiii... Bülent'e söylesem gidip alır mı? Cep telefonundan arayayım. Telefonun sesi salondan geliyor. Tüh yaa, evde unutmuş telefonunu. Ne yapabilirim? Tek sağlam çorabım siyah renkte, onu giymek zorundayım. Siyah çorap, lacivert etek, mümkün değil giyemem. Bu eteği çıkarmam gerekiyor. Yaaa, ben ne arıyordum? Mavi simli bluz. Hadi onu bulsam, neyle giyeceğim ki? Siyah çorapla, siyah eteğimi giymeliyim. Üzerine de mavi simli bluz? Yok, olmaz. Başka bir bluz, başka bir şey. Şu eteği geçireyim üzerime önce.

 Yaa, ben ne zaman aldım bu kiloları, fermuarı kapanmıyor iyi mi? Yok canım, çekmiştir bu etek. Yıkadım mı hiç ben bunu. Yıkamışımdır ve çekmiştir. Aynaya bakayım, nasıl görünüyorum acaba. Çok dar oldu bu yaaa, göbeğim de çıktı. Bu göbek de nereden çıktııııı? Çıkmam böyle kimsenin karşısına, bu eteğin üzerine uzun bir şey giymeliyim. Göbeğim kapanmalı, korse mi bulundursam artık. Aman Tanrım, korse ve ben. Yok inanmıyorum. En kısa zamanda tenise başlayacağım. Göbek haa, göbek ve ben. Yaa, ne aksi bir gün bugün böyle. Oturup şimdi ağlayacağım, çıkmayacağım hiçbir yere. Pencereden Bülent'e seslensem, 'gelmiyorum ben' desem. Aile faciası.

Dur, uzun bir şey bulayım şunun üstüne. Rengim kaçtı iyice. Daha makyajımı yapmadım. Artık ne olursa olsun, ne bulursam onu giyeceğim. Şu gömlek en uygunu, göbeğimi kapatacaktır. Tamam, oldu işte. Her şey alt üst oldu. Ne takacağım ben şimdi. Ağlayacağım yaaa... Ne bulursam onu tabii ki. Küpeler, hah şu kolye de. Neyse bu çabuk halloldu. Zil mi çaldı? Yok değildir. Daha kaç dakika oldu ki.

Bir makyajım kaldı, şimdi onu da beş dakikada yaparım. Makyaj çantam. Makyaj çantam. Mak-yajjj çan-tammmm. Annemlerde, annemlerde kaldı o. Onlarda yatmak fikri kimden çıkmıştı. Unut-tummmmm... Makyaj çantamı unuttummmm...

Gitmiyorum, gitmiyorum bir yerlere. Allah'ım ne olacak şimdi? Cidden aile faciası çıkacak. Şimdi hemen aşağıya ineceğim ve Bülent'e gitmeyeceğimizi söyleyeceğim. Tabii bana, annemlere gitmemizi, makyaj çantamı almamızı ve makyajımı arabada yapmamı söyleyecek. Arabada makyaj, mümkün değil yapamam... O zaman annemlerde yapmamı söyleyecek. Hayır yaa, hiç tadım kalmadı. Git-me-ye-ce-ğimmmm...

Hemen iniyorum ve Bülent'le konuşuyorum. Çantamı yanıma alsam mı? Ya gitmeye ikna ederse beni. Ne olur, ne olmaz kandırabilir beni, alayım yanıma.

Nerede bu araba yaa, sabah şuraya park etmemiş miydik? Buradaydı. Sigara falan mı almaya gitti. Cep telefonu da yok yanında. Biraz bekleyeyim, gelir şimdi. Belki de beklerken benzin almaya karar vermiştir. Yok hala gelmedi, nerede bu adam yaa.

Nasılsa gitmeyeceğim, çıkıp yukarıda bekleyeyim. O telaşla anahtarı içeride unutmamışım iyi ki. Biraz oturup, dinleneyim. Ay, ne yoruldum. Evin haline bak, savaş alanı gibi oldu. Hala gelmedi, merak etmeye başladım. Başına bir şey mi geldi, yoksa? Eşi dostu arasam mı? Nereye kayboldu bu adam ya? Yok, bir şey olmamıştır. Televizyonu açayım. Dikkatim dağılsın.

Saat kaç oldu, hala yok yaaa. Uyumuş olmalıyım. Hala yok, polise mi haber versem?

Hah telefon çalıyor, kötü bir haber verecekler şimdi bana.

-Karıcım, benim. Ah ne oldu bir bilsen. Tam aşağıya indim arabayı hazırladım, aklıma geldi. Şirkette önemli bir toplantı düzenleyip, sonucu bana bildireceklerdi. Baktım cep telefonum yanımda yok. Alt kat komşumuz Hayri Beyi gördüm. Ondan telefonunu rica ettim. Bir de şirketten demesinler mi 'çabuk buraya gel'. Hemen şirkete ulaştım. Meğer bizimkiler bana sürpriz yapıyorlarmış. Hani demiştim sana; iş yaptığımız şirketlerden birinden Fransa'da oynanacak olan milli maç için bir bilet hediye gelmişti. Bizimkiler kimin gideceğini tespit için çekiliş yapmışlar. Bana çıkmışşşş... Uçağa acele yetiştirdiler beni. Sana haber vermem ne mümkün. Şimdi Fransa'dayım, dört gün kalmam gerekecek. Sen valizimi hazırlayıp, şirkete gönderirsin. Yarınki uçakla bana ulaştıracaklar. Mavi gömleğimi koymayı unutma olur mu?

-Bülent, benim. Mavi gömleğin nerede? Bulamıyorum...

'Erkeğin gecikmeleri dakikalar değil, bir ömür sürer'
Psikanalist Darian Leader



Leyla Ayyıldız

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2006-12-24 22:24:38 - Kahve Molası'nda Eklenenler

Yazan leylaayyildiz
ASD / 22.01.2004 07:50:30

Ay Olmuş!!.. Hem de pek güzel olmuş işte..:)))))) Bu kesiti yaşamayan kadınlar el kaldırsın..(İndirin siz fıstıktansınız.. Büyüyüp gelin) Pek hoş olmuş.. O karmaşayı anlatmışsın da sanki şu Bülent'in bir türlü geri dönmemesi pek bir geçiştirilmiş gibi.. Orayı da biraz süsleseydin ya??? Yok yok.. Son paragraf vuruyor zaten.. O zaman da çok abartılı mı ne olurdu??? Hımmm.. Eline sağlık.. Evet Evet.. Derler ya güzele ne yakışmaz misali.. Güzel ne giyse, ne yazsa oluyor :))))) Fotoğraf da gözümden kaçmadı bu arada.. Tarz değişikliği, fotoğraf değişikliği.. Neler oluyor?? Mucxxx...


temmuzz / 22.01.2004 08:48:54

La pantolon giyseydin... çorap derdin olmazdı :=)))) çok hoş bi yazıydı....Fotoğrafta çok tatlısın ...Mucuksss !


captain / 22.01.2004 08:56:52

çok güzel olmuş...eline sağlık...sormadan geçemiycem o tarihte gerçekten maç varmıydı sordun mu birilerine.....(demek bu numara bile tutuyor ya) ;))))


pastoral / 22.01.2004 09:01:33

renkli kalem dostum eline saglık, çok güzel tanımlanmış bir kesit eline saglık



gülümse / 22.01.2004 09:05:43

Bayıldım burda okurken. Kendi hallerim geldi aklıma :)) benim de başıma çok geldi bu durumlar..Çok kötü bir hiss yaaa..Çok güzel ifade etmişsin...Eline sağlık La :))


AK / 22.01.2004 09:25:05

Hmmm. Sanırım bayanlar için çok bildik durumlar:)) Bir an erkek olduğuma şükrettim:) Yüreğine sağlık ;)


PAONIUWANG / 22.01.2004 09:33:05

Sana diycek lafım yok dostum yanlız, şu Psikanalist Darian Leader varya halt etmiş :)))


verda / 22.01.2004 10:03:47

giyinirken kaçan çorap ve göbek yeteri kadar kâbus. Ya bir de aşağıdan korna çalısaydı...Camdan çıkan sinirli bir kafa: "Hadi ama ne yapıyosun bi saattir?"



ecemke / 22.01.2004 12:08:51

O kadar tanıdık, o kadar bildik ki. Çok güzel, bayıldım :))


Ferhat / 22.01.2004 13:05:19

:)


özlem özdemir / 22.01.2004 13:14:46

Çok tanıdık bir hikaye bu. Çok sık yaşanan. Bana değişik gelen, senden erken, pardon bayandan erken, arabaya inilmesi. Oysa orada bayan acele ettikce, inadına yavaşlayan hareketlerin olması hikayeyi daha gerçeğe yakın yapacaktı. Şaka tabii..... Ellerine sağlık, çok güzel olmuş.


ZAKAYAR / 22.01.2004 13:45:19

Her ne kadar böyle duyguları pek bilmesem de anlatımın mükemmel ellerine sağlık. Ayrıca bu fotografta çok güzel olmuş:-))


kardelen / 22.01.2004 13:57:35

:))) Evet evet çok tanıdık.. Çoğu zaman makyajımı arabada yapıyorummm :)


arap / 22.01.2004 14:08:55

sen bu kafayla giderse o mavi gomlegi daha coook ararsin coook.... nedense bu hikaye bana da yabanci gelmedi. Ama bir farkla, bizim mahalle bakkalinda ten rengi mujde corap 57 numaraydi yahu... hayatimizin da anlami..... eline saglik... peki Bulent Fransa'dan donecek mi?...:-))))))))



Merve Ş. / 22.01.2004 16:40:44

Tam ne renk hatırlamıyorum ama 44 de güzel bir renktir :)


ters köşe / 22.01.2004 16:53:46

bir çorap kokusu duydum geldim:)))) bu tarz bir hikaye pek başıma gelmedi, zira ben ince çorap giymem, daha doğrusu çorap giymem:)) di mi anur??? ama son dakika bozulan ojeleimle hep başım derde girmiştir.. fransadan beni arayıp mavi gömleğimi gönder diyen bir adama sahip olmadığım için mutluyum.. ne lazımsa oradan alsın kardeşim. deli mi ne?.. resmin de için gibi cıvıl cıvıl:)) öptüm


h alparslan / 22.01.2004 22:49:26

allah tensel kaygılılardan korusun beni.amiiiin.kelamlarınıza sağlık sevgili la :)


ta / 23.01.2004 02:11:25

iki türlüdür sanırım.. birincisi..beklersin ..bırak arabanın ısınmasını kasko değeri henüz noterlere yansımamış cillop gibi bişeyi ısıta ısıta yakarsın bile..konsülü silersin..küllüğü boşaltırsın..dikiz aynanın altında asılı duran (bu arada dikiz aynanın altlarına bizim kadar çeşitli nevale asan bir toplum görülmemiştir..)filanca benzinlikten aldığın kokunun naylonunu biraz daha yırtarak..hayatta işin olmayan bi radyo kanalı bile bulursun..bunlar genelde ingilizce türkülerdir..ingilizce türkü mü olur..olur..Zahidem I Need You..yerse..aslında yersen.. ikincisi..marşa basalı otuz saniye bile geçmemiştir..triger kayışı nerden baksan hala akşamdan kalmıştır..küllükler mahallenin dün akşamki halı saha maçının yorumlarıyla doludur..ve hatun hala aşağıya inmiyodur..Radyoda akaryakıt ürünlerine uygulacak ÖTV oranlarının arttığını söyleyen bi ses vardır..ve aslında şirkettede fransada ki milli maça gidebilecek şansa sahip son insansındır..(Milli maç neyse de ben hala en büyüğün Galatasaray olduğuna inanlardanım..) Lakin bi araba ısınırken yukarıda neler olduğunu bilmeyenlerden biriyiz bizler..yada bilgilerimizi kendi marangozluğumuza göre yontmaktayız..En kötüsüde sanırım birincide baş rol oynayan bi hatunun ikincisinde bir başlık bulamaması yazamadığı yazılara..eyvallah LA..hatırlattın..anımsattın..Bir başlık bulup yazdın..başlıklar ve başlık paraları yeniden uygulansın diyorum..fransaya milli maça giden bizlere..



baba / 23.01.2004 09:27:30

vay canına telaşa sıkıntıya bak da Bülent'in yerinde olmak istemezdim Fransa'dan döndükten sonraki olayları düşünemiyorum bile bırrrr



barut / 23.01.2004 10:25:23

güzel bir sabah dışarda kar sakin yağıyor.. gülümseyerek ve keyifle yazını okuyorum... ankara'dan kardeşim aradı.. ( bir saat önce baba oldu) minik hazal'ın ağlayan sesini dinletti.. hoş geldin Hazal... gülümsemem sevince dönüştü..:)) Ayrıca erkekler gecikmez.. ya zamanında gelir, yada hiç gelmezler ...


temmuzz / 23.01.2004 20:06:57

kim gecikmiş,kim beklemiş üfff bana ne ! Leyla MANİ yazasım geldi sana. Yemeke giderkene 500 numero,jill marka,siyah çorabım KAÇTI / kaçarsa kaçsın napiim dedim, zaten karnım çok AÇTI / Bülent'in sebebi acep nasıl bir MAÇTI ? / merak ettim sahi, sonuç KAÇ KAÇTI ? :=))))))))))



Darian / 23.01.2004 23:40:00

Haklıyım tabi, yazar demiş işte Bülent Fransa'dan dönmemiş... Bir ömür Bülent beklenmiş... Dönmesine de mavi gömlek yetmemiş... Hayır işin en kötüsü bir daha 38 numara çorap hiç giyilmemiş... Belli değil mi, erkek gecikirse eğer bu bir ömür sürer de, galiba bu yazıda esas mesele kadının gecikmesinin erkeğin yeni bir ömrüne fırsat yaratması. Bülent'e iki piyango vurmuş oluyor böylelikle, hem Fransa'da maç, hem de bir daha makyaj çantası gibi probleminin olmaması. Neyyyse.



5 / 24.01.2004 00:37:55

ne hasta bekler sabahı;ne taze ölüyü mezar;ne de şeytan bir günahı;seni beklediğim kadar...diyor büyük üstad N.F.K bende aynı düşünceleri paylaşıyorum kadınlar konusunda; ama herşeye rağmen buna değer.birisi

Keystone / 24.01.2004 10:23:03

bende bir bakayim leyla nin dukkanda ne var diye geldim. Mujde mujde bize parizyenden mujde varmis ten rengi :))) ASD bende kaynatayim leyla nin yerini, jartiyer felanda olsaydi bari diyesi geliyo insanin. Bir magazin dergisinde 60 li yillarda nyc'de naylon kilotlu corap icin kuyrukta bekleyen kadinlarin resmini gormustum bu aklima geldi simdi. Hatta 80 li yillarda estonya/moldova/litvanya gibi eski SSCB ulkelerinden belcikaya bu sirf coraplardan kapismak icin kosarlarmis insanlar. simdi bizim kizlar bulasiga kullaniyo coraplari :) teknolojinin gozunu seveyim.

ide / 24.01.2004 11:34:10

Soyut konularda unutulmaya başlanan birikimleri hayal gücüyle tamamlamak yerine böyle hayatın içinden bir konu olunca hakimiyet de artıyor. Dolayısıyla okuru da, bir-iki tekrar cümlesine bile gerek olmaksızın havaya rahat sokuyorsunuz. Yazar için evlattır, ayıramaz ama, bence öncekilerden iyi.Orta halli bir aile diyeceğim ama yurtdışında maça gönderecek bir şirkette çalışan koca, durumu bozuyor;aynı renkten birkaç çift çorap olmaması paranın başka yerlerde harcandığına dair bir ipucu olabilir mi!?!? Tşkl L hn.


Kaya / 25.01.2004 12:48:40

Eline sağlık arkadaşım.. Ne güzel yazmışsın yine..


birisi / 25.01.2004 18:40:26

leyla

Bağlantı

<- Son SayfaSonraki Sayfa ->

Ana Sayfa

Her gün yenilenmek için...

Links

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

Kategoriler

Arkadaşlarım

Blogcu Yardım