-Ben aşağıya iniyorum, arabayı ısıtacağım. Hadi sen de çabuk ol.
-Tamam hayatım, hazır sayılırım, hemen geliyorum.
Lacivert eteğime uymadı bu bluz, geçen yıl aldığım mavi sim işlemeli bir bluzum olacaktı benim. Nereye koydum onu? Yok bu dolapta da değil. En son ne zaman giydim, yoksa hiç giymemiş olabilir miyim? Poşetinde kaldı da, yanlışlıkla atıldı mı yoksa? Yok, yok giymiştim bir kez sanırım. Ne zaman ve nerede giymiştim? Bülent'in dolabına karışmış olmasın. Yok, işte yok. Ama çok güzel duracaktı bu eteğin üzerinde. Bul-ma-lı-yımmm...
Şu komodinlerin birinde olabilir mi? Nasıl da karışmış çekmeceler. Ahh, çorabıma takıldı çekmecenin kolu. Bir bu eksikti. 38 numara çorap, ten rengi. Tek bu vardı. Aman Allah'ım ne yapacağım ben şimdi. Diğerleri de kaçmıştı zaten. Başka bu renk çorabım yok kiiii... Bülent'e söylesem gidip alır mı? Cep telefonundan arayayım. Telefonun sesi salondan geliyor. Tüh yaa, evde unutmuş telefonunu. Ne yapabilirim? Tek sağlam çorabım siyah renkte, onu giymek zorundayım. Siyah çorap, lacivert etek, mümkün değil giyemem. Bu eteği çıkarmam gerekiyor. Yaaa, ben ne arıyordum? Mavi simli bluz. Hadi onu bulsam, neyle giyeceğim ki? Siyah çorapla, siyah eteğimi giymeliyim. Üzerine de mavi simli bluz? Yok, olmaz. Başka bir bluz, başka bir şey. Şu eteği geçireyim üzerime önce.
Yaa, ben ne zaman aldım bu kiloları, fermuarı kapanmıyor iyi mi? Yok canım, çekmiştir bu etek. Yıkadım mı hiç ben bunu. Yıkamışımdır ve çekmiştir. Aynaya bakayım, nasıl görünüyorum acaba. Çok dar oldu bu yaaa, göbeğim de çıktı. Bu göbek de nereden çıktııııı? Çıkmam böyle kimsenin karşısına, bu eteğin üzerine uzun bir şey giymeliyim. Göbeğim kapanmalı, korse mi bulundursam artık. Aman Tanrım, korse ve ben. Yok inanmıyorum. En kısa zamanda tenise başlayacağım. Göbek haa, göbek ve ben. Yaa, ne aksi bir gün bugün böyle. Oturup şimdi ağlayacağım, çıkmayacağım hiçbir yere. Pencereden Bülent'e seslensem, 'gelmiyorum ben' desem. Aile faciası.
Dur, uzun bir şey bulayım şunun üstüne. Rengim kaçtı iyice. Daha makyajımı yapmadım. Artık ne olursa olsun, ne bulursam onu giyeceğim. Şu gömlek en uygunu, göbeğimi kapatacaktır. Tamam, oldu işte. Her şey alt üst oldu. Ne takacağım ben şimdi. Ağlayacağım yaaa... Ne bulursam onu tabii ki. Küpeler, hah şu kolye de. Neyse bu çabuk halloldu. Zil mi çaldı? Yok değildir. Daha kaç dakika oldu ki.
Bir makyajım kaldı, şimdi onu da beş dakikada yaparım. Makyaj çantam. Makyaj çantam. Mak-yajjj çan-tammmm. Annemlerde, annemlerde kaldı o. Onlarda yatmak fikri kimden çıkmıştı. Unut-tummmmm... Makyaj çantamı unuttummmm...
Gitmiyorum, gitmiyorum bir yerlere. Allah'ım ne olacak şimdi? Cidden aile faciası çıkacak. Şimdi hemen aşağıya ineceğim ve Bülent'e gitmeyeceğimizi söyleyeceğim. Tabii bana, annemlere gitmemizi, makyaj çantamı almamızı ve makyajımı arabada yapmamı söyleyecek. Arabada makyaj, mümkün değil yapamam... O zaman annemlerde yapmamı söyleyecek. Hayır yaa, hiç tadım kalmadı. Git-me-ye-ce-ğimmmm...
Hemen iniyorum ve Bülent'le konuşuyorum. Çantamı yanıma alsam mı? Ya gitmeye ikna ederse beni. Ne olur, ne olmaz kandırabilir beni, alayım yanıma.
Nerede bu araba yaa, sabah şuraya park etmemiş miydik? Buradaydı. Sigara falan mı almaya gitti. Cep telefonu da yok yanında. Biraz bekleyeyim, gelir şimdi. Belki de beklerken benzin almaya karar vermiştir. Yok hala gelmedi, nerede bu adam yaa.
Nasılsa gitmeyeceğim, çıkıp yukarıda bekleyeyim. O telaşla anahtarı içeride unutmamışım iyi ki. Biraz oturup, dinleneyim. Ay, ne yoruldum. Evin haline bak, savaş alanı gibi oldu. Hala gelmedi, merak etmeye başladım. Başına bir şey mi geldi, yoksa? Eşi dostu arasam mı? Nereye kayboldu bu adam ya? Yok, bir şey olmamıştır. Televizyonu açayım. Dikkatim dağılsın.
Saat kaç oldu, hala yok yaaa. Uyumuş olmalıyım. Hala yok, polise mi haber versem?
Hah telefon çalıyor, kötü bir haber verecekler şimdi bana.
-Karıcım, benim. Ah ne oldu bir bilsen. Tam aşağıya indim arabayı hazırladım, aklıma geldi. Şirkette önemli bir toplantı düzenleyip, sonucu bana bildireceklerdi. Baktım cep telefonum yanımda yok. Alt kat komşumuz Hayri Beyi gördüm. Ondan telefonunu rica ettim. Bir de şirketten demesinler mi 'çabuk buraya gel'. Hemen şirkete ulaştım. Meğer bizimkiler bana sürpriz yapıyorlarmış. Hani demiştim sana; iş yaptığımız şirketlerden birinden Fransa'da oynanacak olan milli maç için bir bilet hediye gelmişti. Bizimkiler kimin gideceğini tespit için çekiliş yapmışlar. Bana çıkmışşşş... Uçağa acele yetiştirdiler beni. Sana haber vermem ne mümkün. Şimdi Fransa'dayım, dört gün kalmam gerekecek. Sen valizimi hazırlayıp, şirkete gönderirsin. Yarınki uçakla bana ulaştıracaklar. Mavi gömleğimi koymayı unutma olur mu?
-Bülent, benim. Mavi gömleğin nerede? Bulamıyorum...
'Erkeğin gecikmeleri dakikalar değil, bir ömür sürer' Psikanalist Darian Leader
Leyla Ayyıldız
|