Leyla AYYILDIZ

25/9/2006 - ALIŞTIM GİTME!

 

Kapıdan ilk girdiğin günü anımsıyor musun?
Dirseklerimi masama dayamış,
Ellerimi çenemde birleştirmiş,
Kalemliğin yanında duran fotoğrafa,
Dalgın dalgın bakıyordum.

Ahşap çerçevenin içinde,
Kimi yerleri kırılıp, bükülmüş,
Sonra yeniden düzeltilmiş,
Solmuş bir fotoğraf vardı.
Üzerinde yol yol yılların izi olan,
Siyah, beyaz bir fotoğraf.

Fotoğrafta bir kadın, bir çocuk mu vardı?
Yoksa; bir adamla, bir kadın mıydı?
Ya da; bir adam, bir çocuk, bir kadın mı?
Anımsamıyorum şimdi.

Sonra senin kapıda beklediğini fark ettim;
Hemen toparlanmış,
Elime kalemimi almış,
Ajandaya bir şeyler karalamıştım.
Şaşırdığımı hissettirmemeye çalışarak;
'Buyurun' demiştim.

Doğruyu söylemek gerekirse,
Bakışlarından ürkmüştüm.
Az hoyrat, az çapkın,
Çok vakur,
En çok da kendinden emin.

Göz göze gelmemeye çalışarak,
Bir iki cümle dökülebilmişti dudaklarımdan.
Senin söylediklerini anımsamıyorum bile.
Birini mi soruyordun?
Yoksa bir şey mi danışacaktın?
İçeriye yanlışlıkla mı girmiştin?
Hatırlamıyorum...
Sahi neden gelmiştin?

Sonra yanıma birkaç kez daha gelip,
Beni yemeğe davet etmiştin.
Biraz yürümüş,
Bir kıyı lokantasında birlikte balık yemiştik.
Uzaklardan geçen kayıkları izlemiştik uzun süre,
Dalgın dalgın bakıyordum tabağıma,
Bir an başımı kaldırdığımda,
Gözlerine takıldı gözlerim.
Tam kaçıracaktım ki bakışlarımı;

İnat ettim.

Dayattım.

Kafa tuttum.

Biraz daha baktım,

Biraz daha,

Daha da...

Dik, dik!

Bu başkaldırıyı sevdim.

Gülümsedim, yine baktım.

Heyy hat!
İşte gözlerinde kayboldum.

Ben gözlerinde yüzerken,
Yine o martı geçti,
Çığlığı bir haber miydi?
Yoksa bir şeyi mi kutluyordu?
O an bilmiyordum.

Peki, evime ilk geldiğin günü anımsıyor musun?
Önce odaları şöyle bir dolaşmıştın.
'Çok fazla eşya var' demiştin yüzünü ekşiterek,
Sonra her gelişinde,
Bir dolu eşya eksilttik evden.
Birer, birer attık.
Kimini eskiciye verdik.
İlk önce çift kişilik yatağı çıkardık.
Sonra bir boy aynası.
Sonra ahşap komodinler,
Birkaç kitap,
Birkaç kaset...
Yavaş, yavaş...

Sonrasında sen doldurmaya başladın evi,
Her gelişinde bir parça eşya getirdin,
Bir müzikçalar,
Hiç kullanılmamış tabaklar,
Yeni bir çatal kaşık takımı,
Bir kitaplık.
Bol bol kitap.
Ne çok kitap!
Anlamadığımı sanıyordun değil mi.
Yavaş yavaş bana,
Evime,
Yaşantıma yerleşiyordun.

Bir süre alışamadım sana,
Karanlık koridorda gölgenden korkuyordum bazen.
Bazen balkondan gelen tıkırtından.
Bazen açık bıraktığın musluktan damlayan su sesinden,
Bazen, bazen...
Korkuyordum işte.

Sonra kızmaya başladım,
Her şeye karışır olmuştun.
Ben tam koltuğa uzanıp televizyon seyretmek isterken,
Sen müziği açıyordun...
Karanlık patika bir yola giriyordum müziğin sesiyle,
İlerlemek zorunda olduğum,
Geri dönüşü olmayan,
Garip bir yol...
Sağlı sollu çalılar sürtünüyordu kollarıma,
Bazen bir yokuş çıkıyordu karşıma,
Tırmanıyor, tırmanıyor, tırmanıyordum.
Ayağıma saplanmış sivri bir çakıl taşını çıkartırken,
Ayakkabılarımın olmadığını fark ediyordum.
Sonra çığlık sesleri geliyordu uzaklardan,
Bir yarasa sesi mi?
Acı çeken yaralı bir hayvan mı?
Bir insan mı,
Belli olmayan.

Müziği birden kapatıp,
'Hadi yatalım' diyordun.
Yatıyorduk...
Ben ürkek bakıyordum yine gözlerine.
Yorganın içine saklanıp, kayboluyordum.
Ellerimin üzerine dokunuyordun önce.
Tırnaklarıma,
Parmaklarıma,
Kollarıma.
En çok boynuma...
Sonra öpmeye başlıyordun.
Öpüyor, öpüyordun...
Beni küçücük yaparak,
Sımsıkı sarılıyordun.

Uyanıyordum gecenin bir yarısı,
Büyük bir bardak su içip,
Bir kitap karıştırıyordum.
Sonra yine uyumaya çalışıyordum.
Yine, yine...
Sonra sen uyanıyordun.
Saçlarımdan öpüyordun.
Omuz başımdan.
Yine, yine...

Uyandığımda kahvaltı hazır olmuyordu.
Üzerime bir şeyler alıp,
Hemen mutfağa gidiyordum.
Önce çayın suyunu koyuyordum.
Çayı fazla demliyordum da;
İçilmiyor, demlikte kalanlar boşa gidiyordu.
Bazen de kahve suyu....
Haşlamak için yumurta koyuyordum ocağa,
Bir tane...
Sen yumurta yemezdin.

Bir elimde fincan,
Diğer elimde tabağım salona giderken.
Öfkeleniyordum çoğu.
Sen çok geç kalkıyordun.

Giyinip, çıkıyordum evden.
Arabanın camlarını sıkıca kapatıp,
Müziğin sesini iyice açıyordum.
Bağıra çağıra şarkılar söylüyordum.
Arada, dikiz aynasından bakan kadına söyleniyordum.
Düşünüyordum,
Düşünüyordum,
Düşünüyordum.

Arada boğazıma bir şeyler düğümleniyordu.
Yolu değiştirip, şehir dışına sürüyordum arabayı.
Camları iyice açıyordum bu sefer,
Sesi de...
Dağ bayır dolaşıyordum.
Gelincikler görüyordum;
Tel örgüler ardında gelincikler...
Arabadan iniyor, izliyordum.
Bir iki damla yaş süzülüyordu kirpiklerimin arasından,
Burnumu çekip,
Başımı yukarı kaldırıp, rüzgara veriyordum yüzümü.

Akşama yine dönüyordum sana.

Sonra,
Sonra,
Sonra...
Sonra...
Aradan yıllar geçtikten sonra,
Sen geleli beri,
Bir, iki, üç...
Hah, tam beş yıl sonra...
Alıştım sana...
Hem de fena alıştım.
Belki bir daha bırakamayacak kadar çok fazla...

Tenimde koku,
Gözlerimde heyecan,
Bakışlarımda aşk,
Avuçlarımda coşku oldun.
Bazen kalemimden dökülen bir öykü,
Bazen bir şiir dizesi,
Bazen bir fotoğraf karesi,
Bazen bir dost sohbetinde kahkaha,
Bazen bir çocuk gülümsemesi...
Sek sek oynayan bir kız yürüyüşü,
Yaşama sevinci...
Ahh, çok şeyim oldun.

Ayrılamayacak kadar çok.
Bırakamayacak çok.

Seni tanırken kendimi keşfettim,
Her gün çoğalıyordum.
Meğer bilmediğim ne çok şey varmış.
Seninle; daha çok gülmeyi öğrendim.
Sevinç çığlığı atmayı,
Yağmurda yürümeyi,
İskelede beklemeyi,
Güverteden simit atmayı,
Dostlarla söyleşmeyi,
Ne çok şeyi...
Seni seviyordum.
Hem de çok fazla.
Ürkütecek kadar fazla...

Bir gün yağmur yağıyordu,
Bense dışarı bakıyordum.
Buğulanmış cama,
Adını yazarken yakaladım kendimi;

İşaret parmağım harfleri birer birer yazıyordu.
Kayıyordu parmağımın ucundan harfler,
Önce ilk harfin belirdi 'Y',
Sonra diğer harflerin,
Sonra diğeri,
Sonra hepsi.
Tüm harfler birleşip, senin adın oldu:
'Y A L N I Z L I K'

gitme, çok alıştım.

 

 

 

 

Leyla AYYILDIZ

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2006-10-08 06:40:34 - uzun yazı

Yazan papaker (fotokritik.com)
O kadar uzun yazıyorsunuzki oku oku bitmiyor.yaşananlar bu kadar uzun yazılarak anlatılmışsa,yazılamaynlar kimbilir ne kadar daha uzundur,alışmamak ımkansızdır bunca yaşanılanlardan sonra.
Yüreğinize sağlık.
Neyse bana müsade daha okunacak çok yazı var yazılmış malum yol uzun :)
Bağlantı

2006-09-25 20:10:39 - Kahve Molası'nda Eklenenler

Yazan leylaayyildiz
Guendalina / 08/07/2005 3.07.39

Canımcım, tek kelime ile harika.. fotografın da tabii.. Oylesine derinlere daldım ki.. Cok tanıdık duygular..
Sevgilerle hep mutlu kal Leylacım..


Guendalina / 08/07/2005 3.27.14

Bu arada fotografın oylesine taze ve serin toprak kokuyor ki ekranıma duvar kagıdı yaptım ve ferahlıyorum.. Yaşşa Leylacım !


Nİhat Capar / 08/07/2005 5.56.19

-bey, ben bu resmi bir yerleren hatirliyorum sanki..?
-kedidir hanim, kedi

:))))))

(ellerine saglik abla... harikulade bir is cikartmissin yine... dizelerdeki efsun bir yana karedeki siluet ayri bir yazi konusu... insan dogadan bir seyler görünce, ayri bir mutlu oluyor... tesekkürler tekrar)

;))


Nadya Alpkonlar / 08/07/2005 6.41.41


Leyla'cığım,

teşekkürler güzel yazın ve güzel fotoğraf için.
Her zamanki gibi ikisi de NEFİS !

Ellerin dert görmesin!

Sevgiler


Musavir / 08/07/2005 8.24.45

"Yalnizlik Paylasilmaz,
Paylasilirsa Yalnizlik olmaz..." demis kelimelerin usta sairi Ozdemir Asaf...

Siz ise yalnizligi paylasmissiniz, yitirmek uzere oldugunuz yalnizliginizi, belki de! Kimbilir!

Ilahi...Ne derler Anadolu'da: "Allah kurtarsin!"

Hersey gonlunuze gore olsun efendim.



Rana Aslanbay Aydın / 08/07/2005 8.52.35

Söyleyecek söz bırakmamışsın Leyla, gerçekten çok güzel. Tebrik ederim.


Kutay / 08/07/2005 9.16.22

günaydın Leyla.. şiir formatında bir öykü. Çok güzel, harika olmuş. Eline, yüreğine sağlık...Varolasın..



Funda Güven / 08/07/2005 10.18.17

Canım yaa şahanesin yine. Eline, yüreğine sağlık.
Sevgiyle,


Aksiir / 08/07/2005 11.00.45

sevgili leyla,
yalnızlığı dolduracak bir nesne var mı hayatta?
bir öykü tadında okudum ve sonunda şaşırttın herkesi...
resmin her zamanki ustalıkta benim mailime de gönderirsen ilerde masa üstü olabilir (yani laptop aldığımda!)..

tebrikler

Öykü Özü / 08/07/2005 11.54.44

Leyla Abla muhteşemdi....
sevgiyle kal...

Cam_bugusu_ressamı__ / 08/07/2005 12.23.52



bir gün yağmur yağıyordu,
bense dışarı bakıyordum.
buğuLanmış cama,
adını yazarken yakaLadım kendimi......





seLamLarım...




Gencecik Kahveci / 08/07/2005 12.45.18

defalarca okudum, yine okuyacağım. tek bişey diyeceğim.
bayıldım.

leyla ablacım, ellerine sağlık...
not: o resmi ben de istiyorum. ben de, ben de.
yamansevil@hotmail.com


Pastoral / 08/07/2005 13.07.29

tEşekkürler...


Dolun / 08/07/2005 13.20.57

Ne güzel yazmışsın sevgili Leyla....zannediyorum ki benim gibi birçoğumuzun duygularına elçi olmuşsundur dizelerinde.Yalnızlığın en iyi başardığı şey yazdığın gibi kendimizi keşfetmek herhalde, su yüzüne çıkanlar kendimizi bile ne kadar şaşırtıyor değil mi?
Fotoğrafın harika... Karadeniz bölgesinden bu hafta geldim ,her yer fotoğrafındaki gibi ,tek eksik uzun uzun mor çiçekler...ellerine sağlık.


Simena / 08/07/2005 15.43.17

yüzüyle yüreği birbiriyle örtüşen özel insan inanıyorum çok güzel ,nitelikli , paylaşımlı bir dostluğumuz olacaktı aynı havayı soluyor olsaydık.Ruhunun aydınlattığı ışıkla kal .Sevgiler


Haldem / 08/07/2005 15.48.33

bu güzel düşünce nurunuzdan dolayı teşekkürlerimi sunarım...


Handan Bursa / 08/07/2005 16.06.59

merhaba,
Okurken bir yandan da kızıyordum kendine bu kadar alıştırıp sonra gitmeye kalkan hayırsıza:)) okudukça içime işliyordu..
Bittiğindeyse kendime kızdım elbetteki bu derin sancı ancak yalnızlıkta duyulur nasıl anlayamadım diye..etkileyici,sarsıcı ve tabiiki şaşırtıcı.Çok ama çok güzeldi.Zülal'den sonra henüz kendime gelebilmiştim ki olanlar oldu.Tebrikler.sevgiler...


Sırmayı / 08/07/2005 16.21.28

Sonu sürprizdi gerçekten, baştan itibaren dokunaklı bir aşk hikayesi diye okuyordum. Sonu mutsuzlukla bitecek galiba...derken oppssssss!

Ellerine sağlık.


Zeycan Irmak / 08/07/2005 18.32.22

Urgupten merhaba! resepsiyondan kazimin didosunun enstrumantali duyuluyor. disarida gunes bulutlarin ardina saklanmis, ben agliyorum... neden agladigimi ise sanirim bir ben bilirim, bir de sen... bilir misin ki... seni cok seviyorum kadinim... yabanci bi klavyede yazmak cok zor, bogazi dugumlu, elleri tutsak, kalbi vurgun yemis biriyim su an... sagolasin...


Nuri Merzi / 08/07/2005 19.13.16

Ya ziyan olursa diye hemencecik sonuna kadar okuyamadım, kıyamadım. Okuduğum kadarıyla çok çok güzeldi.


Seda / 08/07/2005 22.23.36

Sevgili Leyla,

Şiirini ,şimdi şaşıracam ,şimdi şaşıracam diye diye okudum.Sonunda şaşırmadığıma şaşırdım:))))..Gelinciklerden birini sanırım yalnızlığına ortak etmişsin.Onun için boynu bükük kalmış biraz.Ama yine de çok güzeller.Yazdıkların gibi.....

Sevgiler


Dijan / 08/07/2005 22.51.07

Cok hos olmus....Fotograflarinizi da hep cok begeniyor ve hep ozellikle ariyorum.

Sevgiler


Teyzuş / 09/07/2005 1.10.33

KAN Kırmızısı Gelincikler,
Bükme Boynunu, KALK!
Bak, Bekle.. Gelecekler...

Gördün mü Leyla'cım?.. senin fotoğraflar, sonunda beni de mi şair yaptı, ne?.. ;)
Sevgilerimle, Ferda


Metin Öz / 09/07/2005 8.47.12

...''İlk önce çift kişilik yatağı çıkardık.''''Bir kitaplık.Bol bol kitap.Ne çok kitap''.................SELAM. Yalnızlığı bu kadar güzel anlatan yazara BRAVO... Ancak YANLIZLIK ALLAHA MAHSUSTUR:... gelincik bile yalnız ..…….kalamamış.........……………………………………………………………..Sevgili dostum Leyla……..Seni tebrik ederim şiirin çok güzel yine içinde beni dolaştırdın yalnızlık bu kadar güzel mi ? şiirinde ona kızdığın zamanlarda bile ona bir bağlanmışlığın var sanki onunla tek vücut olmuşsun....bende yalızlığı çok severim ama sevdiklerimi daha çok severim onların varlığı ile mutlu olurum yalızlığım ile ise hüzünlü.....kaderinde mutluğu yalnızlıkla paylaşmaman dileği ile her zaman sevgi ile kal.............


Tirtil / 09/07/2005 9.16.54

Leyla'cik cok derin bir okadar da manali yazmissin. Yalnizliga cogu zaman cok sey borcluyuz. Duygularimizi kamciladigi bir gercek. Yeterki uzun surmesin, gelinciklerimizin yapraklari dokulmesin. Sevgiler
Kurtis


Captain / 09/07/2005 9.56.03

yalnızlık fikri benim için hoş olmasa da,yaralayıcı olsa da,bu yazdığın yazının edebi değerini düşürmüyor elbet :) ... bal gibi bir düz yazı olduğu halde,orasından burasından cümleleri kırarak şiir formatına dönüştürme çabasını anlayamadığımı söylemeliyim ama...şiir tadında bir düzyazı yazının anlamını artırdığı halde tam tersi yani düzyazı tadında bir şiir denemesi olsa olsa şiiri şiir yapan o havayı yok ediyor sanırım :(.... fotoğrafa gelince.... "herşeye rağmen umud"u anımsatıyor "güzel günler göreceğiz çocuklar"diyor adeta ve birçok şey aslında...ellerine sağlık...deklanşörün kırılmasın e mi :)


Utku / 09/07/2005 10.20.24

Merhabal efendim nasılsınız?Kahve molasındaki yazınızıhayranlıkla okudum.Gerçekten çok güzel,elinize sağlık.Başka yazlarınızı da,mail kutuma atarsanız, okumaktan kıvanç duyarım.

Saygılarımla.

ESEN KALIN.....



Oğuz Dinç / 09/07/2005 11.03.34

Degerli Leyla,
cok guzel bir siir. coskuyu ve huznu ayni misralarda yasatmissin.Resim de gelinciklerle cok uyumlu olmus.
Bravo.


Kantürk Kurşun / 09/07/2005 11.30.45

Merhaba;
Leyla kahvemolasina bir bulaştırdın tam bulaştırdın beni yani :))-(neden daha erkende değil diye de kendime hayıflanıyorum)..
Çokda iyi oldu 15 saate yakın çalışmamda güleryüzlü olmamı (müşterilere karşı) bir kat daha artırıyor.Çok iyi doping oluyor.Teşekkür ederim ..:)
Dükkanı açmadan önce (hediyelik-oyuncak..) sabah 08.30'da sahilde tost ve iki çay içerdim.(Gerçi yapıyorumda yinede/dergi daha ağır basıyor.)
Bilgisayarı açıyorum.Günlük işlere başlamadan kahvemolasına bakıyorum..Öyleki kahvemolasında hayata dair herşey var..emeği geçen herkesi kutlarım..önceleri duygu ve mantık diye düşünürken,birde romantizme bulaştım burada...
orta yaşlı olmamdan ötürü sanırım,gözlerim daha fazla buğulanır oluyor buradaki yazılardan ötürü..
diğer insanları bilemem ama bana buradaki yazıları okumak,günlük yaşamımda (...ki var her zamanda.) duyguların hayatla daha iyi yaşanılasılığını kanıtlıyor,pekiştiriyor..
Yalnızlıklar,birliktelikler ve kendimize tahammül etmekten başlıyor.sonra da diğer insanlara..,
birde o kadar yoğun edebiyat,şiir v.d kuramlarla ilgili görünmemize rağmen sorun olmaması gerekmezmi kadın-erkek (insan) ilişkilerinde..Herşeye rağmen yaşayacağız bu hayatı,yalnız olmak; bence değiliz,hani dost,arkadaş,dertdaş,yoldaş...ha sevgili olmayınca mı yalnız olunuyor..yooo benim sevgilim yok ,aşkımda yok ama dostlarım var,çevreme bakınca herşeye rağmen çok secenekli de insanlar var :))ben yalnız değilim ..


Thelake / 09/07/2005 14.00.46

Uzun zamandır kahvemmolası'na giremiyordum. Açtığımda senin yazını görür görmez 'yaşasın2 dedim içimden. Her zamanki gibi fotoğraf da yazı da harika.. süpersin.. tebik ediyorum. öpüyorum..
sevgiler...
dilek sökmek


Nihat Turan / 09/07/2005 17.16.28

hayat ve içindeki aşina ayrıntılar sizin duygu dünyanızda senaryosunu anında buluyor. iletişimler, bakışlar, görüntüler, dokunuşlar, duyumsayışlar ve gözlemler ruh laboratuarınızda anında şahıslaşarak sahne buluyor.

bu sahnede öfkeniz, siteminiz, anlaşılmamaklığınız ve bu özelliğinizden ileri fırlayan yalnızlık vurgunuz kendisine bir öykü yaratıyor her defasında.

işte bir öykü daha ( şiir demeye dilim varmıyor) şiire evrilme cabası içinde sunulmuş tarafınızdan...

teknik zaviyeden ırak izlendiğimide çalışmanızı sindirmekte güçlük çekmiyorum.

anlatılacak iç savruluşlar çok. birazını sizde birazını bir başkasında izleyerek "bilmek" güzel...

güzel olan bir şey daha var: resim....

yüreğinize sağlık


Seda Demirel / 10/07/2005 3.11.54

tehlikeli bir şeyi yazmışsın... değil yazmak düşünmek ve bu hissi taşımak bile tehlikeli.. en iyisi senin de dediğin gibi "yokmuş gibi" yapmak :) ve bir başına kalabalıklar oluşturabilecek kadar zenginleşmeye devam etmek. belki bir gün başkasının kalabalığına bir adım atıverirsin ;) bu kalabalığından vazgeçmeden hemde...
sevgiler...


Filiz / 10/07/2005 15.00.29

Sevgili Leyla,

Seninle konusmustuk. Yalnizliga alismanin yollari cok cetindir diye. Alismis ve basarmis bir insan oldugun icin tebrik ediyorum seni. Simdi yani yalnizliga alistiktan sonra gelen sevgi, yalnizlik ihtiyacindan degil de gercek sevgiden kaynaklanacak. Umuyorum ki yalnizlik seni boyle saglikli bir sevginin kucagina birakir. Opuyorum seni. Yine cok cok guzeldi.


Milenyum Dervişi / 10/07/2005 15.58.51

Solmuş bir fotoğraf vardı.
Üzerinde yol yol yılların izi olan,
***
Heyy hat!
İşte gözlerinde kayboldum.
***
Ben gözlerinde yüzerken,
Yine o martı geçti,
Çığlığı bir haber miydi?
Yoksa bir şeyi mi kutluyordu?
***
Yavaş yavaş bana,
Evime,
Yaşantıma yerleşiyordun.
***
Seni tanırken kendimi keşfettim,
Her gün çoğalıyordum.
Meğer bilmediğim ne çok şey varmış.
--------------------------------------
Buraları beğendim....Şiirde iki ana kanal var malum:HECE VE VEZİN...Bir de SERBEST AKIM...Seninki serbestin de serbesti...Uçarı,alabildiğine özgür..

Kusura bakma ben az da olsa kafiye vezin olsun isterdim.
Minnacık da olsa...Moderne açığım ama eskiye vazgeçilmez bağım sebebiyle istiyorum bunu sanırım.

Bana kalırsa çok kaptırma şiire kendini...
Biz senin serbest nesirlerini sevdik..
Biz senin bir çorap çıkarma sahnesini sayfalarca tasvirini sevdik...
Balzac'a parmak ısırtacak tasvirlerini sevdik...
Şiire onları katmışsın ama ben fazla o tadı bulamadım...

Anladık,şiir de yazabiliyorsun.Resimlerin de harika...Ama gel dön artık düz yazıya...

Biz seni onlarla sevdik...

Sevgilerle...


Tuğba Çamlıbel / 11/07/2005 1.36.46

Bitiş güzel...Sonu güzel bu şiirin ya da şiir-yazının...

Sonu güzel gerçekten...




Yazan: Duygu&Seli

Şiir: 278345 - Alıştım Gitme!


güzel ve bir okadar da dramatik şiir yazmışsınız,sizi tebrik ederim.şiir tadında kalınız.
saygı ve sevgilerimle.

aydınlı ibrahim dikmen



Yazan: yaşar püllü/yagmur kacagi



Şairin yaşadığı, aşk sannedip aslında yaşanılanın günlük bir durum olduğunu farkettiğimiz durumlarda ortaya çıkan bir ruh hali. Çünkü tüm yönelimlerin merkezini pazarın oluşturduğu maddi başarıların adamlık sayıldığı bir uygarlıkta gerçek aşk çok zor.



Emir / 12/07/2005 22.47.28

Çok ama çok güzel bir yazı. Yalnızlığın bu denli hoş ve farklı bir biçimde anlatılması harika olmuş, ellerinize, ruhunuza sağlık..



@ylin / 15/07/2005 0.01.00

Tenimde koku,
Gözlerimde heyecan,
Bakışlarımda aşk,
Avuçlarımda coşku oldun.
Bazen kalemimden dökülen bir öykü,
Bazen bir şiir dizesi,
Bazen bir fotoğraf karesi,
Bazen bir dost sohbetinde kahkaha,
Bazen bir çocuk gülümsemesi...
Sek sek oynayan bir kız yürüyüşü,
Yaşama sevinci...
Ahh, çok şeyim oldun.


kendimi buldum bu satırlarda özellikle...ve daha bir çoğunda!mükemmel ifade gücü!yürekten kutluyorum,kelimeler bu kadar güzel seçilebilir mi?!SEÇİLİRMİŞ!bunu gördüm...


Erol Başgezer / 16/07/2005 0.47.24

Çok ama çok güzel.. Defalarca okudum.. Ancak.. bir daha yalnızlığı bu kadar güzel anlatamamanızı dilerim..
Hoşça kalın

Öykü Özü / 16/07/2005 16.08.37

ya ben tam bu şiiri tekrar okumak istedim şu an ve döndüm okudum, peki bu sefer neden ağladım??







Bağlantı

<- Son SayfaSonraki Sayfa ->

Ana Sayfa

Her gün yenilenmek için...

Links

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

Kategoriler

Arkadaşlarım

Blogcu Yardım