22/12/2006 - 'GÜÇLÜ' OLUP YAZMALIYIM |
Sen, en Güçlü'müz; Sahi yok musun? Hadi canım sen de! Gittin mi gerçekten? Hadi canım sen de!... Çıkar şu yüzündeki fersiz maskeyi, inan hiç yakışmadı.
Kurumadan bir yaprak, kopar da, düşer mi? Vakti gelmeden gider mi?
Hepimiz çok özledik seni. Proje çiziyorum, aklıma geliyorsun;
Siz bize 'cik cik' ler derdiniz. Bizse kızlarla oturup, sizin sınıfı çekiştirirdik. Onun serbest eli çok iyi, o çok yetenekli, o tam bir sanatçı, o çok başarılı olacak, o çok hırslı v.s. v.s....
Birimizin evinde toplanır, kendi projelerimizi tasarlardık. Hani kara kalem tasarım yaparken kapkara olur ya insanın elleri, hani fark etmeden yüzüne gözüne bulaştırır; kazaklarımızın, gömleklerimizin kolları simsiyah boyanırdı... Kömür işçilerine benzer suratlarımıza aynada bakıp gülerdik. Birbirimizin yüzlerinde beyaz kalan yerleri doldurur, kahkahalar atardık... Yeniden tasarımlarımızın başına döner, bi daha incelerdik, az uzaklaşıp bi daha, az uzaklaşıp bi daha bakardık... Sonra 'yok, yarın bi de o görsün derdik'... Tüm eskizleri rulo yapıp, okula götürürdük. Ders arasında sizin olduğunuz kahveye gidip, sizi yakalamaya çalışırdık. Senden tashih alanımız en şanslımızdı, usulca sıramızın gelmesini bekler, kara kalem tutuşunu izler, hayran hayran bakardık...
Gel şu projemi bi tashih et, bak kalıcam sonra!
Ahh, şimdi... Şimdi bir ağıtsın dudaklarımızda...
Okey oynardık hep birlikte. Taş çalardın, kızardık... Eşli oynardık, siz birbirinize kaş göz yapıp, anlaşırdınız. Biz sizin mesajlaşmanıza bakmaktan doğru dürüst taşlarımızı bile dizemezdik. Yenerdiniz sonra bizi, yine de kıyamaz, hesabı ödeyip kalkardınız. Söz, taş ta çalsan, ses etmeyeceğim, hadi çık gel artık!
Dilim varmıyor gidişini demeye. Filizlenmedi mi umutların? Son kez aşağıya bakarken, kadın kokan bir rüzgar okşamadı mı saçlarını? Sıcak bir ürperti duymadın mı? Meltem olup 'gitme' demedi mi? Annenin süt verdiği göğüslerinden yükselen çığlığı işitmedin mi? Ve babanın 'durrr' diyen gözlerini hissetmedin mi?...
Yakışmaz büyük mimar üç kuruşluk kaldırım taşına...
Vazgeçişin kazındı parçalandığın kaldırım taşına. Gidişini haykırdı tüm sokak... Gece bekçisinin düdüğüne benzer bir çığlık duyuldu... 'Bi yaşamayı bile beceremedi de gitti' diyecekler bak!
Kaç satır yazdım ve sildim senin için bilsen. Hiç biri seni uğurlayamadı... Ne kadar denesem de, boğazımdaki düğümü anlatamadı. Göz yaşlarımla ıslanmış parmaklarım, kelimeleri ıslatamadı. Karanlığa düşen seni resmedemedim. Yetmedi hiç bir cümle gidişine...
Yetersiz geldi bütün kelimeler, bilmem kaç word dosyası açtım senin için, bilmem kaç gece, bilmem kaç ay... Her seferinde seni yazmaya çalışıp, salya sümük ağlamaya başladım... Sümüklerimi kollarıma silip yazmayı bıraktım. Hakkını verememekten korktum.Yine öyleyim şu an, gecenin bir yarısı yine seni düşünüyorum.
Gidişin gibi, bu yazı da sana yakışmadı...
Affet...
.....
'Depresyon, basit keyifsizlikten, cesaretsizlik, kendine güvensizlik, yaşama isteğinin bitmesi, yaşamayı reddetme ve çaresizlik içindeki melankoliye kadar varan basamaklar göstermektedir. Depresyona girmiş bir hasta yorgunluktan, bitkinlikten ve hiçbir şey yapamamaktan yakınır, depresyon ağır derecelere varmışsa kendini ölü gibi hisseder, yüreğinde, göğsünde ağır bir baskı duygusu, "sonsuz bir boşluk hissi" vardır. Bütün duyguların böylesine ölmesi o derece fazla olur ki, hastaların "üzülme yeteneklerini de yitirdiklerinden" söz edilir. Depresyonun en belirgin özellikleri; şiddetli uykusuzluk, iştahsızlık, düşünce bozuklukları, anımsamada zorluk çekme, hiçbir şeyden zevk alamama, aşırı kaygı, geleceği karanlık ve umutsuz görme ve bu durumdan kurtulamayacağını zannetme, sorunlarıyla başa çıkamayacağına inanma, hayatın anlamsız ve bir hiç olduğu duygusu, kendini başarısız görme, suçlama ve ilerleyen yaşlarda görülen yaşlanma duygusudur.
İntihar nedenleri arasında depresyon ilk sıralarda yer almaktadır.. Araştırmalara göre intihar kurbanlarının % 45 ile % 64'ünün geçmişte depresyon sorunları olduğu belirtilmektedir. Kişide uyandırdığı acı ve yetersizlik duygusunun yanı sıra depresyon ölümcül bir hastalıktır. İnsanın enerjisini sıfırlayan ve tehlikeli hastalıklar sınıfına giren depresyon hastalığına yakalananların %15'i her yıl intihar teşebbüsünde bulunmaktadır. Depresyon hastalarının sadece %18'i tedavi görmektedir. Oysa ki tedavisi mümkündür.'
'Bedenlerini öldürmek isteyenler Tanrının yasasını çiğnerler. Ruhlarını öldürmek isteyenler de aynı şeyi yaparlar, onların işledikleri günahı, insanlar açık seçik görmese de...'
Paulo Coelho
Leyla Ayyıldız
|
| • Yorum yaz! |
2007-12-01 23:40:08 - eline sağlık |
| Yazan isimsiz |
| eline ,koluna diline sağlık başka ne denir bu kelimelere..............sevgiler |
| Bağlantı |
2006-12-22 15:15:10 - Kahve Molası'nda Eklenenler |
| Yazan leylaayyildiz |
Rebeka Behar / 13/01/2005 5.15.40
huzur icinde uyusun. baska ne denir?
Oğuzkan Bölükbaşı / 13/01/2005 8.11.59
:((((((((((( başka ne denebilir ki, ama inanırız ki yok oluş son kişi adını söylemeden olmaz, o kişilerin sayısı dilerim çoktur.
Müfit Semih Baylan / 13/01/2005 9.43.27
Sevgili Leyla Ayyıldız,
Yazınızı okudum, sabah sabah kırık bir yazıydı, hayat bu demekten başka ne söylenebilinir ki? Ben de bir şiirimi ekleyerek bu güzel yazına yanıt vermek istiyorum. Çok sevgilerimle Sevgili dost...
yokluğundur elime kalem aldıran
beni çisil çisil yağdıran
her adımda biraz daha kaybolmuşluk
her kaldırımda biraz daha yalnızlık
bir deniz gözlerime çarpan
bir gemi uzaklarda batan
bir ufuk: gözler, yürekler yoran
öte sendin yürek ben
gemi bendim ufuk sen
orada deniz var mıydı?
yoktu... onu varmış gibi görendim ben
bir yer aradım kendime saklanacak
batmış batacak aylar
bulamadım
üşüdüm
çıplaktım
gözlerime battı yağmurlar
sızılarımdır duvardan çerçeve düşüren
beni çisil çisil yağdıran
her dokunmada biraz daha kirlenmişlik
her uyumada biraz daha üşümüşlük
bir sevdalı bulut, başımda dolanan
bir ateş. yağmurları söndüren
yağmur bendim yangınım sen
bulut sendin üşüyen ben
duvarda resim var mıydı?
yoktu... onu varmış gibi görendim ben
bugün bulutlar kadar doluyum sanki yağacak dokunsalar
sönmüş sönecek yıldızlar
kargındım
yandım
çıplaktım
gözlerime battı yağmurlar
MSB...
Mete Kaynaroğlu / 13/01/2005 11.15.27
Beni etkilediniz.. güzel bir yazıydı. Santim santim duygularınızı hissetirdiniz bana yazınızla.
Bilgeninelkitabi / 13/01/2005 12.29.37
''bir avuç buğdaydık şunun şurasında bacanak....
yeL götürdü kimimizi,
kimimizi börtü böcek,
savrulduk aç yazılara tohum diye yedi toprak....
bakmazmısın bahçevanın gözyaşlarına...
baharla gelen ayaz,
dokunmaz kart dallara da
kavurur fidanları... '' H.Hüseyin
yine sulu zırtlak oldukk beee..
nerden tutsan elde kalıyoruz yine yaa.. neyse ..
geçelim şimdi bunlarıı.. şey soracaktım benn,
okeye diyorum, dördüncü diyorum... buldunuz mu.. ?
selamlarım...
Ilker Özlük / 13/01/2005 15.05.27
güzel anlatmak istediğini yaşamışsın
Bonjuree / 13/01/2005 17.09.59
''Ruhlarını öldürmek isteyenler de aynı şeyi yaparlar, onların işledikleri günahı, insanlar açık seçik görmese de''
yazıyı;şaşırıp ta sondan okumaya başlasak,değişen bir şey olmuyor. (tema) ben bunu yaptım...
elinize sağlık
world dos larının kapanmaması dileğiyle...
Cemal Atasoy / 13/01/2005 19.18.54
Mizah,hayat,gerçek,küfür,ego,müdürler,doğrular,gerçekler,duyular,duygular,iş,aş,gelecek,kaygı vs vs vs
kim haklı, kim haksız, ben doğruyum, o yanlış, yenmek, yenilmek, kazanmak, kaybetmek vs vs vs
Galiba önemli olan varmak değil, yolda olmak, herkese iyi yolculuklar, Rastgele.
Teyzuş / 13/01/2005 20.16.49
Bir defasında bana bahsettiğin olay, bu olmalı... :( Yüreğini ferah tut, hakkını fazlasıyla vermişsin yazının. Hem yitirilen bir dostu yazmanın insanı iki büklüm eden sancılarını hem de bir dosta duyulması gereken vefanın fazlasını buldum bu yazında. Umarım, onun ruhuna da ulaşır, "Güzel Kadın".
Sevgilerimle, Ferda..
Milenyum Dervişi / 13/01/2005 22.34.36
Okudum yazını Leyla...
Çok güzel...
Bil ki böyle bir kalemin yazıları kitaplaşmalı Leyla...Bunu okurlarına yapmalısın...
Artık kitap oluşturacak gibi düşün yazılarını..
Bekliyoruz...
Metin Öz / 14/01/2005 8.12.54
ÖLÜME 5 KALA
Kötü günlerden bir gün daha yaşadım.
Her gün bir öncesinden daha kötü.
Sanki katlanarak büyüyor her geçen günde,
Olmaz ben bunu katlanamam, böyle yaşayamam .
Bir umut istiyorum ufacıkta olsa bir umut.
Güneşe bakıyorum temmuz ayında beni ısıtsın diye,
Ama nafile sıcaklık 35 derece ben buz gibiyim.
Her gün bir öncesin kinden daha kötü….
----------------------------------------
Umutlar bir bir yok olunca insan kendisini sorgulaması başlıyor
HATA
Hep hata işliyorum.
Attığım her adımda,
Söylediğim her sözde,
Yaptığım her harekette,
HATA…
Belki bu dünyaya,
Doğuşum bile bir hata idi,
Bilemiyorum.
Dostunu kaybettiğine üzüldüm…. Ama şunu düşün ‘’gidenler kurtulur, kalanlar ağlar’’ benim için ölüm yeniden bir doğuştur…. Giden belki mutlu gittiği yerden yalnız dostları ulaşamayacağı bir yerde kaldı yada çıktığı yola giderken film tersine sarar belki her şey silindi sıfır hafıza yeniden bir doğuşa başladı……….evet bütün mesele geri kalanların kayıpları……….. Hayatından kayıpların çok olmaması dileği ile her zaman güçlü kal
|
| Bağlantı |
|
Ana Sayfa
Her gün yenilenmek için...
Kategoriler
Arkadaşlarım
• Blogcu Yardım
|