Leyla AYYILDIZ

22/12/2006 - İKİ KÜÇÜK PAPATYA

Küçük bir çocuğun doğum günü partisi için neler gerekir?

Pasta?
Balonlar?
Maytaplar?
Kağıttan süsler?
Konfeti?
Hediyeler?

Evet, evet hepsi hazırdı. Bir doğum günü kutlaması için gerekebilecek her şey... Masa donatılmıştı, az sonra mumlar üflenebilirdi. Ancak kocaman bir eksiği fark ettik. Hem de koskomacannn bir eksik; bu doğum günü için çocuk cıvıltısı yetersizdi.

Yazlığa taşınalı birkaç gün olmuştu. Bizim çocuklar diğer çocuklarla henüz kaynaşamamış, arkadaşlık kuramamışlardı. Teypte neşeli müzikler çalsa da, yeğenim minik Ege'nin doğum günü oldukça keyifsiz geçiyordu. Gerçek çocuk cıvıltıları gerekiyordu bu doğum gününe.

Sitenin bahçesine cıvıltı avına çıktım.

İki gündür onlarla karşılaşıyordum. Yine birlikte oynuyorlardı. Ellerindeki küreklerle toprağa bir şeyler eker gibi yapıyorlar, mırıl mırıl bir şeyler konuşuyorlardı. Tatlı mı tatlı iki kız çocuğu... Yanlarına yaklaştım.

-Ne zaman çiçek açarlar?
-İki gün sonra açacaklar.
-Çiçekleri ne renk?
-Pembe.

Ben de yanlarına iliştim. Ellerindeki çimleri yeniden toprağa dikmeye çalışmalarını izledim.

-Biraz su verelim mi, belki daha çabuk açarlar.
-Tamam, hemen getiriyorum.

Az sonra çiçeklerimizin tamamı dikilmiş ve sulanmıştı.

-Çok yoruldunuz değil mi?
-Evet.
-Karnınız da acıkmıştır sizin... Hmmmm acıkmışsınızzz, hem de çok acıkmışsınızzz... Komacannn bi dilim pasta ve limonata olsa şimdi, ne güzel olurdu değil mi? Anneniz nerede? Ondan izin alıp, bize gitsek. Çok güzel bir pasta yorulmuş küçük kızları bekliyor.
-Annemiz şu an burada değil, babamız var.

Kovalarımızı ve küreklerimizi alıp babaya doğru ilerledik. Geçen gün bize 'hoş geldiniz' diyen amcaydı babaları. Bu iki minik kızın belki dedesi yaşında olabilecek yaştaki bu beyden gerekli izni aldık. Çocukların babası ilgimi çekmişti. 'Genç bir eşi olmalı' diye düşündüm. Ya da? ... Kafam karıştı, kızlar babalarına hiç benzemiyorlardı.

Az sonra evin içi çocuk cıvıltıları ile dolmuştu. Nasıl da kolay kaynaşıyorlar bu çocuklar. Hiç hesapsız... Kızlar çok güzel, kızlar iki küçük papatya...
Coştukça coştular, ne güzel de göbek atıyorlar, nasıl da oynuyorlar... Bizimkiler de artık çok mutlu, işte gerçek bir doğum günü kutlaması bu.

Birden kızların bacaklarına kilitlendi gözlerim. Bu minik papatyaların her ikisinin de kollarında, bacaklarında yanık izleri vardı. Çok derin yanık izleri...

Balonlar patladı, maytaplar söndü, müzik sustu, salon karardı. Bu iki papatya yanmıştı... Boğazımda kocaman bir düğüm, eğlenmelerini izledim.

Doğum günü partisi bitti ve papatyalar evlerine doğru yola çıktı.

Masadaki tabakları toparlayıp, mutfağa götürdüm.

Anneme açtım konuyu; iki papatyanın yanık izlerini konuştuk.

Biliyormuş annem... Yazlığın inşaatı sırasında yaşlı amca ve eşiyle tanışmışlar. Onlar anlatmış.

Çok küçükken evleri yanmış papatyaların. Tüm aile evdeymiş. Babaları hemen, anneleri ise bu iki yavrucağı yangından kurtardıktan sonra derin yanıklara dayanamayarak ölmüş. Bu minik yavrular bir süre kimsesizler yurdunda kalmış. Sonra komşumuz olan bu aile onları evlat edinmiş. Önce birine anne baba olmak istemişler. Ancak, kardeşinden de ayrılacak diğer çocuğa kıyamamışlar...

Sevgili iki minik papatya, bir doğum günü kutlamasının gerçek çocuk cıvıltıları olan sizler... Hala gözlerim dolar sizi, yaşadıklarınızı, yanık izlerinizi anımsayınca. 'İki minik papatya ne zaman açar?' diye sorarım kendime. Sonra yaralarınızı saran, sizi büyüten, sizi sulayan, anne ve babanızı düşünüp; 'iki gün sonra, iki gün sonra' der, onlara sessizce minnetlerimi gönderirim...

Leyla Ayyıldız

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2006-12-24 22:20:50 - Kahve Molası'nda Eklenenler

Yazan leylaayyildiz
rebeka / 14.04.2004 02:27:55

"paylasim" kategorisinde derli toplu bir yazi. soylenecek fazla bir sey yok. cocuklarin basina gelen trajediye uzuldum, onlara kucak acan iyi insanlar var diye sevindim, gulup oynadiklarini duyunca icim ferahladi, bizimle paylastigin icin de sagol diyorum.


Seda Demirel / 14.04.2004 07:36:31

"ŞANSLI" iki küçük papatya... öpüldün...

pastoral / 14.04.2004 09:18:13

renkli kalemim boyamış yine sarılı, beyazlı, yeşilli. Bize okuma, bu duyguyu sessizce paylaşmak düşüyor. Bu tevazzu, duygu ve sevgi dolu satırlarda hep on yıl öncesi kendimi buluyorum... Sevgiler...


Arthur Ripley / 14.04.2004 09:22:49

Sevgili La, İnan şu kısımda işin anlatım tarıyla ilgileniyordum: "Az sonra evin içi çocuk cıvıltıları ile dolmuştu. Nasıl da kolay kaynaşıyorlar bu çocuklar. Hiç hesapsız... Kızlar çok güzel, kızlar iki küçük papatya..." Çok güzel bir pasajdı. Fakat olaylar geliştikçe içim aynen senin " Balonlar patladı, maytaplar söndü, müzik sustu, salon karardı. Bu iki papatya yanmıştı... Boğazımda kocaman bir düğüm, eğlenmelerini izledim." diye yazdığın bölümdeki gibi oldu ve boğazım düğümlendi. Bu da olmaz ki ama tam işyerimde bir sürü insanın içinde ekrana bakarken ağlamak üzereydim. Gene de sağoli yüreğimdeki tellerden birini titrettin...


Ferhat Unsu / 14.04.2004 09:25:07

Senin gibi yürekler var oldukça o papatyalar hiç yalnız kalmaz Leyla inan bana. Etkileyici bir yazı. Tarzını beğeniyorum. Kederi de sevinci de yansıtabiliyorsun. Tebrikler.


Serpil Yüzlü / 14.04.2004 09:25:15

Çok duygulandım... Yanık izlerini okuyunca aklıma ilk gelen, baştaki yaşlı adam tanımlamasından da hareketle, 'işkence yapan üvey baba' oldu. Yazının devamında böyle olmadığına sevinsem de, iki masum yavrunun bir felaket sonucu annesiz-babasız kalmalarına üzüldüm. Tek tesellim, yeniden sıcak, sevgi dolu bir aile ortamına kavuşmuş olmaları. Dilerim, hayatlarının geri kalan bölümünde, böylesine büyük acılar yaşamak zorunda kalmazlar. Paylaştığın için teşekkürler sevgili LA. Çok güzel anlatmışsın.


faik / 14.04.2004 09:48:12

Ellerine sağlık. Kimlerin ne hikayeleri var değil mi? Bizde olur olmaz şeylerden canımızı sıkarız. İyilikler, güzellikler var oldukça bu dünyadan umudu kesmemek lazım herhalde. Böyle güzelliklerin artması dileğiyle.


gülümse / 14.04.2004 09:51:07

Papatyalar her bahar açar, büyür...Sonra savrulup gider yeni bir baharda can bulmak, topraktan göklere yükselmek için.. Keşke hiç solmasalar, hiç yok olmasalar..Yaşlı amcayı kocaman yüreği, insanlığı için kutlamamak elde değil..Mevsimsiz solmaya yüz tutan papatyalara serasını açmış, yeşertmiş ve büyütmüş..Mutluğum şimdi..Biliyorumki bu iki küçük papatya artık asla solmayacak.. Sevgili Leylacım, seninde güzel yüreğine teşekkürlerimi sunuyorum bizlerle paylaştığın için..İçimizdeki patatyalar solmadıkça bu dünya hep yaşanır olacak..sevgiyle


fa / 14.04.2004 11:02:29

Yüreğinin heyecanını, sıkıntısını, güzelliğini yazıya dökebilen yazarımızın iple çektiğimiz hoş bir yazısına daha okuduk. Yine satırları hızlı hızlı, koşarak okumaya çalıştık, sonuna çabucak ulaşabilmek için. Bu sürükleyici havayı yazıya kazandırabilmek kolay olmasa gerek. Hep merak ederim, bu öyküler yaşanmış mıdır yoksa yazar bunları hayalinde mi canlandırır? Her ikisi de çok değerli... Öykümüzün isimsiz kahramanı yaşlı amcaya sarılmak geldi içimden. İnsanoğlunun, kökleri içinde olmayan bir erdem örneğini, başka yerde bulma olanağı yoktur bence. Karşılık beklemeden, acı çekenlerin göz yaşlarını silebilenler var oldukça, yaşanır olmaya devam edecektir bu dünya ve elbette, papatyalar solmayacaktır. Vazoda olsalar dahi... Elinize, aklınıza, yüreğinize sağlık.



Alaaddin Theos / 14.04.2004 13:33:35

Papatyalar ve çocuklar.. Keşke tüm dünya bu papatyalarla kaplansa ve savaşlar hiç olmasa.Çocuklar bir güvercin gibi konsun pencerenize.Kaleminize sağlık.


Agamemnon / 14.04.2004 14:25:05

Altın saflığındaki düşlerinle , kaç yüreğin kızıllığında iki güneş yarattın? Ve o minik yıldızların süt beyazı yapraklarıyla kaç yüreği ısıttın?


Ferhat Unsu / 14.04.2004 16:27:07

:)


Maria Daria / 14.04.2004 16:51:29

Kalbinizdeki masumiyet ve saf ışık hepimizi bir kez daha aydınlattı. Umarım herkes yazdıklarınızdan ders alır ve sevgiye bir kez daha bir şans tanır. Sevgi herşeyi temizler. Siz aramızdaki bir meleksiniz ve kırılmamanız için hepimiz uğraşmalıyız. Sevgiyle kalın. Işık saçmaya devam edin.


FERDA / 14.04.2004 17:31:19

Bilemediğimiz kimbilir daha nice yerlerde, kimbilir daha kaç tane, önce gözetilip korunmayı sonra da açmayı bekleyen PAPATYALAR vardır?.. Böylelerine uzanacak yardım ellerinin, iyilik dolu yüreklerin çoğalması dileği ve umuduyla... Sana da, bu insani görevlerimizi bizlere bir kez daha hatırlatan duygu yüklü yazından dolayı teşekkürler Sevgili Leyla.


ibaba / 14.04.2004 17:48:31

Ellerine dillerine sağlık arkadaşım.Akşam iş çıkışı hem mutlu hemde gözlerim dolu olarak gidiyorum.Cumartesi görüşmek dileği ile.


Metin ÖZ / 14.04.2004 18:18:08

sana bir demet papatya..Her zaman sevgi ile kal...


Evina Dinik / 14.04.2004 18:32:20

Duygu yuklu..Cocuk psikolojisinden anlayan birinin yazisi oldugu belli ,ayrica cocuk seven bir yurek ( bak: civilti avinin nedenine) tabii siirsel bir anlatim. Insanligi, hem dayanisma acisindan hem de sevgi baglaminda uyarici etkisi de var. Umarim bu tur olaylar acima duygularimizin yesermesi yerine, baslarina boylesi felaketler gelen cocuklarla dayanisma duygularimizi artirir. Tesekkurler Leyla Ayyildiz ..


ters köşe / 14.04.2004 18:54:47

pembe pamuk kalbine sağlık...


anti-sazan / 14.04.2004 19:12:54

Ben çok beğendim, ne kadar anlamlı ve duygu yüklü... Allah herkesi ayrı yaratmış... Normal, arada bir çıkması gerekli...



armağan / 14.04.2004 19:38:36

Sevgili La, Gerçek yaşamdan yazdıkların yaşamın gerçeğini yazıyor: Yanık acısı bile geçici. Ana babanın kaybı bile dayanılabilir bir acı. Cıvıltılara gerek duyuyoruz. Başkalarının acısı ve sevinci bizim. Başkaları yok, papatyalar var... :-) Bir de senin gibi yazan papatyalar var. Seni okurken kalbimiz akordiyon gibi açılıp kapanıyor. Sevgilerimle


Agulleq / 14.04.2004 21:35:53

Yazin, bir annenin kaleminden ciktigi belli. papatya cok sevilen bir kir cicegidir, sende sevilen bir dostsun. guzel yazilarinin devamini bekliyoruz. ellerine saglik. ya ayyunii


Kaya / 14.04.2004 22:00:07

Duygusal yazın her zamanki gibi çok güzeldi.. Gönlüne sağlık..


sosyolog / 14.04.2004 22:00:14

evet güzel bir doğum günü için çocuk cıvıltıları gerekir.Çok doğru ancak ben uzun zamandır insan sesi bile duymadım doğum günlerimde...Kuru kuru yazılmış mailler ve smsler..Değişen zaman bizim geleneksel yanlarımızı da alıp götürdü kendi kısırlığına...Varlıkta yokluk çekmeye başladık.Ben tüm insanların bu yalnızlığa ve kısırlığa düşmemelerini diliyorum. Ayrıca, İki papatya kendi toprağından kopup bir başka toprakta açmaya evam etmişler...O toprağı şenlendirmişlerdir. Ve çevrelerine de koku ve güzelliklerini yaymışlardır Sanırım dünya, bir nedensellik üzerine kurulu dönüp duruyor... Teşekkürler Leyla, YALNIZ TAŞTAN DUVAR OLMAZ... Sevgimle


barut / 14.04.2004 22:19:18

tüm papatyalara sevgiler :)


breyers / 14.04.2004 22:36:19

Elimde blueberry li yogurt, kafam leyla gibi aldigim ilaclardan bereket down to earth aninda yazmissin, aslinda amacim Seda ya bir hi cat demek ya neyse sihhatle afiyetle muhabbetle.


Hülya AYYILDIZ CANDAR / 14.04.2004 22:59:58

Bugün evlatlık olarak alınarak kontrol için getirilen hastam UMUT'u muayene ettiğimde onun kardiak anomalisi (doğuştan kalp hastalığı) olduğunu fark edip yeni ailesine nasıl söyleyeceğimi bilemedim. Ama onu evlatlık olarak alan aile ''bizim kendi çocuğumuz da olabilir ve böyle doğmuş olabilirdi'' diyerek, UMUTla ileri tetkiklerini kabul ettiler... Böyle bir günün ardından o iki papatyayı da hatırlamak beni çok duygulandırdı... Minik Ege'nin annesi ablan Hülya...

Bağlantı

<- Son SayfaSonraki Sayfa ->

Ana Sayfa

Her gün yenilenmek için...

Links

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

Kategoriler

Arkadaşlarım

Blogcu Yardım